Seçilen projelerin etnik çeşitliliği, dağıtım sürecinin şeffaflığı ve nesnelliğinin bir teyidi olarak – Hükümetin stratejik tespitleri doğrultusunda

Kuzey Makedonya Cumhuriyeti 2025 Bütçesinden dernek ve vakıfların program faaliyetlerini desteklemek için ayrılan mali kaynakların tahsisine ilişkin “Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Resmi Gazetesi” No. 254/24’te yayımlanan Karara dayanarak, toplam 19.653.125,00 denar tutarında bir tahsisat yapılmıştır. Bu fonlar, Bütçe Bölüm 04010 – Topluluklar Arası İlişkiler Bakanlığı, Alt Program 11 – Etnik Gruplar Arası İlişkilerin Teşviki, Madde 463 – Sivil toplum kuruluşlarına transferler’de öngörülmüştür.

Fonlar yalnızca onaylı projelerin finansmanı için imzalanan sözleşmeler temelinde tahsis edilir ve sunulan proje belgelerine uygun olarak belirli program faaliyetlerinin uygulanması için tasarlanmıştır. Bu kararı uygulamaktan sorumlu kurum Topluluklararası İlişkiler Bakanlığı’dır ve bu karar “Resmi Gazete”de yayımlandığı günü takip eden gün yürürlüğe girer.

Fonların dağıtım süreci, Topluluklar Arası İlişkiler Bakanlığı tarafından oluşturulan ve aşağıdaki kurumların temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından gerçekleştirildi: Hükümet Genel Sekreterliği, Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Avrupa İşleri Bakanlığı, Toplulukların Haklarını Kullanma Ajansı ve Hükümet ile Sivil Toplum Arasındaki İşbirliği Konseyi.

Yapılan değerlendirme sonucunda toplam 105 başvurunun 89’unun usulüne uygun olarak iletildiği, 12’sinin eksik evrakla iletildiği, 4’ünün ise son başvuru tarihinden sonra iletildiği tespit edildi. Son sıralamada, fonlanması onaylanan en yüksek puanlı 33 proje yer aldı.

Onaylanan proje grubu, başvuranların etnik çeşitliliğini yansıtıyor. Bunlar arasında Arnavut, Roman, Boşnak, Sırp, Türk ve Ulah topluluklarını temsil eden kuruluşlar da yer alıyor. Projeler ayrıca Çerçeve Anlaşması’nın uygulanmasını desteklemeyi, Avrupa entegrasyonunu teşvik etmeyi ve yolsuzlukla mücadeleyi hedefliyor.

Bu kapsayıcı yaklaşım, Hükümet’in Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’ndeki etnik gruplar arası ilişkileri geliştirme ve sivil toplum sektörüyle işbirliğini güçlendirme konusundaki stratejik öncelikleriyle uyumlu olarak, seçim sürecinin şeffaflığı ve nesnelliğinin açık bir teyididir.